(İSTANBUL) – Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, yaklaşan 1 Mayıs öncesi DİSK/Gıda-İş’e ziyarettinde “TÜİK işçilerin, emekçilerin, halkın aklıyla alay ediyor, dalga geçiyor. Biz bunu asla ve asla kabul etmediğimizi, etmeyeceğimizi özellikle belirtmek isteriz. Manavdaki biberden domatese, pazardaki patlıcandan sebzeye kadar çok ciddi fiyat artışları var. Artık fiyatlar insanın elini yakıyor” diye konuştu.
Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, yaklaşan 1 Mayıs öncesi DİSK/Gıda-İş’e ziyarette bulunarak açıklama yaptı.
Aslan, kendisini ağırlayan Gıda Sendikası’nın Genel Başkanı Orcay Özak’a teşekkür ederek, pek çok konuda görüş alışverişinde bulunduklarını anlattı. Aslan, “Türkiye’nin içinde bulunduğu ağır ekonomik koşullar, siyasal koşullar Türkiye’de yeniden daha geniş ve kitlesel bir mücadeleyi zorunlu kıldığı bir dönemden geçiyoruz. Her gün yeni bir operasyona uyandığımız, her gün yeni sermaye saldırılarıyla karşı karşıya kaldığımız bir dönemden geçiyoruz ve 1 Mayıs yaklaşırken işçi sınıfının ve emekçilerinin yaşamış oldukları sorunların çözümü konusunda tartışmalar yaşıyoruz, konuşuyoruz” dedi.
TÜİK’in enflasyona ilişkin açıklamasına değinen Aslan, “TÜİK yıllardır saray rejiminin, saray düzeninin istediği bir enflasyonu açıklıyor. İşçilerin ve emekçilerin yoksullaşmasına neden olan, onların ekmeğinin çalınmasına neden olan, onları daha fazla yoksullaştıran bir enflasyonu açıklıyor. Bu enflasyonun gerçek olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz ama bunlar her ay saray istediği için, rejim istediği için bu enflasyon oranlarını açıklıyorlar. Bugünkü de açıklanan enflasyon oranı 1,94 yıllık ortalama yüzde 30,87. Hem Merkez Bankası, hem hükümet ne yazık ki bu enflasyon oran oranlarını uzun yıllardır tutturamıyor” ifadelerini kullandı.
Aslan, ekonominin artık dikiş tutmadığını söyleyerek “Bugün yine en ENAG’ın açıklamış olduğu enflasyon oranıyla TÜİK arasında yüzde 100 fark var. İstanbul Ticaret Odası’nın açıklamış olduğu enflasyon arasında ciddi farklar var. O yüzden TÜİK işçilerin, emekçilerin alın terinin çalmak üzere ekmeğinden çalmak üzere yıllardır böyle bir enflasyon politikasını izlemeye devam ediyor. Oysa ki gerçeğin böyle olmadığını çarşıda, pazarda, markette, manada, kasaba alışveriş yapan herkes bu gerçeği biliyor” şeklinde konuştu.
“Saray rejimi bir avuç kapitalistin çıkarından başka bir avuç tekelin çıkarından başka hiçbir şey düşünmüyor”
Son bir, iki ay içerisinde temel tüketim ürünlerine yüzde 30 ile yüzde 40 arasında zam geldiğini belirten Aslan, şunları kaydetti:
“TÜİK işçilerin, emekçilerin, halkın aklıyla alay ediyor, dalga geçiyor. Biz bunu asla ve asla kabul etmediğimizi, etmeyeceğimizi özellikle belirtmek isteriz. Manavdaki biberden domatese, pazardaki patlıcandan sebzeye kadar çok ciddi fiyat artışları var. Artık fiyatlar insanın elini yakıyor. Bu fiyatlardan dolayı bir fileyi doldurmak mümkün hale gelmedi. O yüzden görüyoruz ki TÜİK yalan söylemeye, halkı aldatmaya, gerçekleri karartmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde biliyorsunuz Fırıncılar Odası yaşanan maliyetlerden dolayı ekmeğe zam yapmak zorunda kaldığını söylediler. Asgari ücretlinin, emeklinin en fazla tükettiği artık temel gıda olarak kabul etmek zorunda kalınan ekmeğe zam geldi. Asgari ücretlisinden emeklisine kadar, yoksullarına kadar milyonlarca işçinin, emekçinin sofrasından yine çalındı. Ekmek çalınıyor.
Saray düzeni, saray rejimi bir avuç kapitalistin çıkarından başka bir avuç tekelin çıkarından başka hiçbir şey düşünmüyor ve onların çıkarlarını korumak üzere de bütün bu zamları yapıyor. Genel Başkan, NATO zirvesinden İran’a yönelik saldırılara karşı birçok meseleye değindi. Sadece NATO’nun Ankara’da toplanması konusunda milyarlarca lira para harcanıyor. Sadece NATO zirvesi için değil aynı zamanda silahlanmaya 2025 yılı için ayrılan bütçe 2 trilyon liranın üzerinde. Silahlanmaya bütçe ayrılmış durumda ve bu kaynaklar işçiden, emekçiden, yoksuldan memurdan kamu işçisinin emeğinden alınan vergiler… Oradan kesilen vergiler silah tekellerinin kasasına aktarılıyor.”
“Türkiye’de sendikal hak ve özgürlükler her gün geriye gidiyor”
Aslan, işçi sınıfına ve emekçilere çağrı yaparak “Türkiye’de sendikal hak ve özgürlükler her gün biraz daha ne yazık ki geriye gidiyor. Grevler yasaklanıyor. Son açıklanan istatistiklerde özel sektörde çalışan işçilerin sadece yüzde 4,1’i sendikal haklarına sahip. O 4,1’in kendisi de sendikal haklarını ne kadar kullanabildiği de tartışmalıdır. O yüzden geçmiş yıllarda çıkarılan sendikal yasalarda bir işçi iki sendikaya üye olur, üye olabilir. Sendikal haklarını özgürce kullanabilir yalanı, masalı ortadan kalkmış bugün sendikal hak ve özgürlükleri kullanmak adeta sırat köprüsünden geçmek gibidir. Bakın, Birtek-Sen’in Genel Başkanı Mehmet Türkmen tutuklandı. Limter-İş’in Genel Başkanı Kamber Saygılı tutuklandı. Yani sendikacılar sendikacılık yaptığı için işçinin hakkını hukukunu savunduğu için tutuklanan bir ülkede yaşıyoruz. Bu nedenle hiç kimse bize Türkiye’de sendikal hak ve özgürlük olduğunun masalını anlatmasın” diye konuştu.
Aslan, 1 Mayıs’ın meydanlarda kitlesel geçmesi de dahil olmak üzere emek ve meslek örgütlerinin çeşitli çalışmalar içerisinde olduğunu aktardı.
“NATO’nun ülkemizde zirve yapmasına ‘hayır’ diyeceğiz”
Aslan, yarının NATO’nun kuruluş yıldönümü olduğunu hatırlatarak, “Emperyalistlerin, kapitalistlerin, tekellerin savaş örgütü olan silahlı terör örgütü olan NATO’nun kuruluş yıl dönümü ve bu kuruluş yıl dönümünde biz başta İstanbul olmak üzere Ankara’da, Malatya’da, Adana’da, İzmir’de, Kocaeli’de, Eskişehir’de, Trakya’da, Mersin’de, Türkiye’nin dört bir tarafında işçi ve emekçilerle birlikte ‘NATO defol’ diyeceğiz, ‘Trump defol’ diyeceğiz. NATO’nun ülkemizde zirve yapmasına ‘hayır’ diyeceğiz. Bunu kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.




