1. Haberler
  2. Gündem
  3. Zeynel Emre: “Bursa Belediye Başkanı’nı cezaevine göndermek tam olarak darbedir, 19 Mart darbe girişiminin devamıdır, halkla inatlaşmaktır”

Zeynel Emre: “Bursa Belediye Başkanı’nı cezaevine göndermek tam olarak darbedir, 19 Mart darbe girişiminin devamıdır, halkla inatlaşmaktır”

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in gözaltına alınmasına ilişkin, "31 Mart Zaferi’nin yıldönümünde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın gözaltına alınması çok manidardır. Çünkü Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız, cezaevine atılmadan birkaç ay öncesinden itibaren Adalet ve Kalkınma Partisi’ni destekleyen medya ve birçok çevre tarafından 'CHP’den istifa edecek ve AK Parti’ye katılacak' yönünde propaganda yapılan, bu esnada da kendisinden övgüyle bahsedilen bir isimdi. Bursa gibi büyük bir şehrin yetkili Belediye Başkanını cezaevine göndermek tam olarak darbedir, 19 Mart darbe girişiminin devamıdır, halkla inatlaşmaktır" dedi.

Zeynel Emre: “Bursa Belediye Başkanı’nı cezaevine göndermek tam olarak darbedir, 19 Mart darbe girişiminin devamıdır, halkla inatlaşmaktır”
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(İSTANBUL) – CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasına ilişkin, “31 Mart Zaferi’nin yıldönümünde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın gözaltına alınması çok manidardır. Çünkü Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız, cezaevine atılmadan birkaç ay öncesinden itibaren Adalet ve Kalkınma Partisi’ni destekleyen medya ve birçok çevre tarafından ‘CHP’den istifa edecek ve AK Parti’ye katılacak’ yönünde propaganda yapılan, bu esnada da kendisinden övgüyle bahsedilen bir isimdi. Bursa gibi büyük bir şehrin yetkili Belediye Başkanını cezaevine göndermek tam olarak darbedir, 19 Mart darbe girişiminin devamıdır, halkla inatlaşmaktır” dedi.

CHP Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, CHP Silivri Dayanışma Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. İBB Davası’nda tutuklu bulunan 18 kişinin tahliye edilmesine ilişkin Emre, şunları söyledi:

“Elbette bu tahliyeler sevindirici, bununla birlikte bizim sevincimiz burada buruk, üzüntümüz devam ediyor. Çünkü başta Sayın İmamoğlu olmak üzere belediye başkanı arkadaşlarımız, bürokrat arkadaşlarımız haksızca özgürlüklerinden mahrum bırakılmaya devam ediyorlar. Biz tabii önce şunu ifade edelim: Bir ülkede, bir ülkenin nasıl ve hangi durumda olduğunu anlamak istiyorsanız iki temel başlığa bakmanız lazım, ekonomi ve hukuk. Eğer bir ülkede hukuk iyiyse ekonomi de iyidir, ekonomi iyiyse hukuk da iyidir. Bizde maalesef çeyrek yüzyıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarı hukuku öyle bir hale getirdi ki ekonomik olarak da çok kötü durumdayız. Durmadan da övünüyorlar. Diyorlar ki: ‘Biz yol yaptık, köprü yaptık, havaalanı yaptık.’ Doğru, yaptınız ama 100 liralık işi 500 liraya yaptınız. Gelinen noktada Adalet ve Kalkınma Partisi, parti devleti olma hüviyetine bürünmüş bir hale gelmiştir ve yargıyı da kendi partisinin bir uzantısı haline getirmiştir. Geldiklerinden beri sürekli Silivri Cezaevi ile anılan bir iktidardır. Adalet ve Kalkınma Partisi, Silivri Cezaevi demektir. Bağımsız ve tarafsız bir yargı düzeni yerine, kendi ne kadar partili avukat varsa hâkim, savcı yaptılar. Yargıyı tamamen ele geçirdiler ve bu kapsamda da iktidardan gitmemek için yargıyı partimize ve partimizin seçilmişlerine karşı haksız ve hukuksuz bir şekilde kullanmaya devam ediyorlar. Biz görüyoruz ki bu iktidar daha fazla hukuksuzluk yapmaya devam edecek. Ama Cumhuriyet Halk Partisi de milletle birlikte direnmeye devam edecek, biz de geri adım atmayacağız.”

“Milletin verdiği yetkiyi tanımama ve milletle kavga etme görüntüsünün bir devamıdır”

Emre, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasına ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu:

“Geçtiğimiz hafta burada Sayın Mustafa Bozbey, bu stantta haksız bir şekilde tutuklanan arkadaşlarımızla ilgili dayanışma duygusunu ifade etti ve üzerinden iki gün geçtikten sonra Sayın Bozbey, eşi, çocukları, ailesi, yakınları ile birlikte gözaltına alındı. Bu tabii CHP’nin ve milletin verdiği yetkiyi tanımama ve milletle kavga etme görüntüsünün bir devamıdır. 31 Mart zaferinin yıl dönümünde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın gözaltına alınması çok manidardır. Çünkü Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız, cezaevine atılmadan birkaç ay öncesinden itibaren Adalet ve Kalkınma Partisi’ni destekleyen medya ve birçok çevre tarafından ‘CHP’den istifa edecek ve AK Parti’ye katılacak’ yönünde propaganda yapılan, bu esnada da kendisinden övgüyle bahsedilen bir isimdi. ‘Ya AK Parti’ye katıl ya içeri atıl’ şiarıyla hareket eden AK Parti’ye baskı ortamının sonucunda Bozbey’i çok istedi. Nasıl ki Sayın Bozbey ‘Benim yuvam Cumhuriyet Halk Partisi’ dedi ve kararlılıkla durdu, bu operasyon gerçekleşti. Bursa gibi büyük bir şehrin yetkili belediye başkanını cezaevine göndermek tam olarak darbedir, 19 Mart darbe girişiminin devamıdır, halkla inatlaşmaktır.” 

“Dava açıldığı için tarihi geçmiş, yani zaten irtikap suçu için böyle bir şey dava açıldıktan sonra da yok”

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı,  İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik soruşturmaların sürdüğünü, davaların açılmaya devam ettiğini ifade eden Emre, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçtiğimiz hafta başında da yine bir başka davada sanık olarak hâkim karşısındaydı. Neydi o dava? Efendim, bilirkişiye yönelik hakaret, tehdit, hedef gösterme, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, yargıyı etkilemeye teşebbüs suçları. Biz o zaman dedik ki teknik olarak Sayın İmamoğlu’nun söyledikleri bir suç olmadığı gibi teknik olarak da bu söylenen suçların faili olamaz. Çünkü ilgili bilirkişi raporunu çoktan vermiş. İmamoğlu ile ilgili tüm soruşturmalarda neredeyse aynı bilirkişiler gelmiş. Buradaki binlerce ihtimalde bir olasılığı işaret eden haksızlığa dikkat çeken açıklamalar yapılmış ve siz bu kez kendini savunan, haksızlığa uğrayan bir kimseye karşı böyle bir dava açıyorsunuz. Ne oldu peki? Duruşmada en sonunda temmuz ayına ertelendi ve ön ödeme kapsamına alındı. Eğer ön ödeme kapsamında ödeme gerçekleşirse dava düşmüş olacak. Bununla birlikte orada kendini savunan İmamoğlu’nun mahkemede söyledikleriyle ilgili yeni bir soruşturma başlatıldı. Adeta duruşma salonunda konuşmasını bitirip yerine oturmadan yeni bir soruşturmaya yönelik basın açıklaması yapıldı. Her nasılsa, hangi arada duruşmanın dökümü getirildi, incelendi, soruşturma açıldı ve bu yönde bir karar verildi. Bu dosyada, bizim kanunumuzda, kanun uygulamasında yer almadığı şekilde ihale fesat, irtikap, rüşvet gibi suçlamalar mevcut ve bu suçlamalarla ilgili de bir etkin pişmanlık maddesinin uygulanabilmesine olanak yok. Dava açıldığı için tarihi geçmiş, yani zaten irtikap suçu için böyle bir şey dava açıldıktan sonra da yok. Diğer suçlarda da dava açılmadan önce ilgili rüşvet olan kişi pişman olup da bildirirse söz konusu; diğer suçlamalarla ilgili de, ihale fesat gibi suçlarla alakalı da böyle bir madde yok.

“Dolayısıyla bu isimler ve arkasındaki kimseler etkin şekilde araştırılmalıdır”

Ben burada geçtiğimiz hafta yaptığım toplantıda dedim ki: Buradaki yargılamayı yapan ve soruşturmayı yapanlar adeta yeni bir ceza kanunu ve yeni bir ceza muhakemesi kanunu yapıyor, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yerine geçiyor. Çünkü Ceza Kanunu’nda yazan uygulama bu değil, kanun koyucunun amacı bu değil. Ve ortada patır patır şunlar olmaya başladı: Duruşmaya gelen isimler daha önce itirafçı olmuşlar, ‘Beni itirafçılığa zorladılar, verdiğim beyan esastır’ diye açıklamalar yapıyorlar. Kim bunlar? Bunlardan biri Murat Kapki, ‘Beni kandırdılar’ diyor, zorlamayla itirafçı oldu. Kim? Vedat Şahin isimli kişi. Avukatı diyor ki duruşmanın 14. gününde: ‘Müvekkilimin itirafçı ifadeleri baskı altında verildi, tek samimi ifadesi 22 Mart 2025 tarihinde verdiği ifadedir.’ Şimdi bu avukatlar kim? Cezaevinde kim gitmiş baskı yapmış? Adam kendisi de ifade ediyor, avukatı da ifade ediyor. İşte buralara bakıldığı zaman gerçek ortaya çıkar. İlginçtir, itirafçı ifadesine zorlanan Vedat Şahin’in o zamanki avukatı İsmail Mirsad Albayrak, bu dosyada beş kişinin avukatlığını sürdürmüş ve pişmanlıktan yararlanmış. Dolayısıyla bu isimler ve arkasındaki kimseler etkin şekilde araştırılmalıdır.

“İnsanlar biliyor ki bu ülkede adalet iktidara göre, onun siyasi amaçlarına göre işliyor”

Burada yapılan uygulama ve yargılama o kadar ütopik, o kadar gerçek dışı ve öyle binlerce sayfa dosyanın, yüz binlerce sayfa klasörün bulunduğu bir ortamda, o kadar uzun duruşmalar, bu duruşmalar esnasında orada tutuklular günlerce ne yiyor biliyor musunuz? Aynı peynir ekmek, her öğlen peynir ekmek yiyorlar. Bunun da insan haklarına aykırı olduğunu, sağlığı etkileyen bir yaşam hakkı ihlali olduğunu da altını çizelim. Bu garip yargılamayı tezgahlayanlar bu küçük ayrıntıyı da düzenlemek zorundalar. Burada soruşturmalar, tüm milletimiz bilsin ki, ‘hiçbir şey olmasa da kesin bir şey olmuştur’ şüphesiyle hazırlanmaktadır. ‘Benden taraf olmazsan bertaraf olursun’ anlayışıyla da devam etmektedir. İnsanlar biliyor ki bu ülkede adalet iktidara göre, onun siyasi amaçlarına göre işliyor. Biz seçilmiş iradenin yanındayız. Biz gerçekleri halkımızla paylaşmaya devam edeceğiz, arkadaşlarımıza dayanışmaya devam edeceğiz, mücadeleye devam edeceğiz. Elbet Türkiye’yi hak ettiği güzel günlerle buluşturacağız.”

 

Zeynel Emre: “Bursa Belediye Başkanı’nı cezaevine göndermek tam olarak darbedir, 19 Mart darbe girişiminin devamıdır, halkla inatlaşmaktır”
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.